efendim sezon un sekizinci bölümüne geldik. şimdiye kadar kafayı çizdiğimiz yetmedi üstünden bi tur daha geçiyoruz. lost başlayalı beş sene oldu ama heyecanı hala geçmiyor bi süre daha geçecek gibi görünmüyor. beşinci sezona kadar gizemlerin bi kısmı çözüldükçe daha geniş yeni kısımlar eklendi. biraz geri saralım filmi(kelime oyunu yapma).
beni en çok geren sezon ilk ikiydi. neyle karşılaşacağımız belli değil başımıza ne geleceğini bilmiyoruz. şöyle bir durum da mevcut. hiç izlemeyen bi arkadaşınız abi bi losttur gidiyor nedir bu dizinin olayı dediğinde ki bana dedi vereceğiniz cevap hacı şimdi bi uçak var adaya düşüyor... bi düşünce balonu oluyo orda kalıyosunuz ulan nerden başlasam acaba. şimdi jack var doktor. kate var buna yardım diyo bide sawyer var john locke walt boone shannon michael jin sun derken ulan karakterleri anlatmim konuya geçim diyosun. şimdi ada var bildiğin ada. ama işte elektromanyetizma var ada da. çok güçlü zamanı oynatıyo olm yerinden bildiğin gibi değil. iki ayrı güç diğerleri var bi de şirket güçten faydalanmaya çalışan falan diye giriyosun bi daha da toparlayamıyosun konuyu. oda izlemeden sıkılıyor haliyle.
izleyen içinse çok anlamlı hale geliyor. her bölümde puzzle yapan çocuk gibi parçayı koyuyoruz yerine evreka evreka diye bağırıyoruz sonra biri van minüt koçum bi dur bi soluklan diyo apışıp kalıyoruz orda.
şimdi sezon sezon analiz yapacak değilim ama komple ele aldığımda kafamı kurcalayan bi iki şey kaldı onlarıda çözersem bana yeter. yok kara duman falan merak etmiyorum o takılsın öyle. birincisi zaman kavramına takmış durumdayım. sezon beş bölüm sekizde sawyer e eleman sizi denizaltıyla tahitiye paket ediyoruz diyor. e peki gittiler oraya normal zamanda bunların çocukluğu geçmiyor mu o sıralar. yıl 1974. iki tane sawyer olmuyo mu aynı anda dünya da. hatta juliet sawyer e ben gideceğim daraldım a.q dediğinde sawyer de ona git de kuzum senin bıraktıklarına daa var o zamanda değiliz hele bi soluklan gideriz diyor. gerçi sonradan görüyoruz ki sawyer in amacı kuzuyu çevirmekmiş.
locke un ölmesi sonra ada da kanlı canlı gelmesi ise beni daha önce ölen karakterlerin de ilerleyen dönemlerde dönebileceği ve bir yeşilçam finali seyredebilceğimize inandırmaya başladı. bu arada parlamalar arasında dev ayak heykelinin tastamam halini de görmüş olduk devasa bir şey. bu heykelin amacı nedir be anaacım? yoksa mu teorisin ortaya atanların haklılık payı var mı?
teoriler derken hakkında onlarca teori okuduğum losta şu an en yakını filadelfiya oldu. dinler arası diyalog çerçevesinde benjamin aaron jakop teorisi de iiydi ama 4.sezon finalinden sonra bi daha göremedik bişi kou hakkında. jakop olayı hala muamma.
ha ben demişken ayrı bi paragraf açmak lazım. kardeşim sen nasıl bir insansın. her istediğini herkese yaptırıyorsun her boku da biliyorsun ama kimseye fazlasını anlatmıyorsun. derdin nedir.adadan kazancın ne? locke u intihardan alıyorsun sonra kendin boğup intihar süsü veriyorsun. hayır adam da öyle bi telepatik güç var ki dizi de ki en sevdiğim adam sawyer olmasına rağmen facebook da gittik bu adamın hayranı olduk.
jack zaten küçk emrah. liderlik yönü de var her an ağlayacak hali de. flashbacklerinden gördüğümüz kadarı ile hep sorunlu. ha bide asya gezisi var bunu dövdüler falan aslında oraya da takıldım biraz. niye vurdular lan buna?
jacke e sorunlu dedik ama adaya düşen normal adam yok ki. hepsi zırdeli. hurley hariç o harbi deli. bildiğin. arkadaşı da attı kendini zaten uçuruma. ama onun dave le olan muhabbetleri bana fight club brad/edvard muhabbetlerini hatırlattı. inceden bi gönderme var gibiydi. "hastayız hepimiz hugo"
bu lost işi kasar düşün düşün kafayı yiyosun. ama en güzeli koyusyosun dvd yi 10 bölüm izle reklamsız.:)) kafayı çiz üstüne bi nargile iç.
hobaaaaaaaa......
YanıtlaSilanlatmışsın be abi herşeyi...