12 Mart 2009 Perşembe

Champions : Bir umut du aşkı yaşatan.




Şampiyonlar liginde ilk sekiz belli olurken heyecan son haddindeydi.Ama artık yeter dedirten ingiliz hegamonyasından kurtuluş olmadı. Serie A aşığı olarak italyan futbolunun çöküşü oldu bu sene. Ama Real ahh real ne yaptın baba ya. Tamam livırpul gönüllerimizin takımı tribüm ahenk yu vil nevır volk elon falan ama küçüklüğümüzün fenerbahçeden sonra en büyük takımı. hiç böyle aşağılanmış görmemiştim. tamam barca dan beş yemişliği vardı. ama ne de olsa el classico ydu. olur du öyle şeyler. ama hiç savaşmadan mücadele etmeden dört yiyip evine dönmek varmıydı. tamam rakipde güçlü ama yenilmez değil ki karşısında ki de dinamo kiev değil. torres müthiş oynadı real e karşı.

ingilizlere karşı ikinci yenilgimizi manchester inter maçında aldık. nedense alakasız severim inter i. takım olarak bana zevk vermiş pek oyunları yok. bi tek milan maçlarında güzel oynarlar. ama taraftarını çok severim. milanla eşleştikleri CL de inter sahasında olan maç da ki ikisi aynı sahayı paylaşırlar bunların. ciseppe meazza olur aynı saha bi bakmışsın san siro ayaklarının altında. milan taraftarına karşılık açtıkları yılanlı inter bayrağı beni vurmuştu. o günden beri bayılırım kendilerine. ama kardeşim insan bi top oynar. he az buçuk oynadılar direkler izin vermedi. ibrahimoviç dünyanın görüp görebileceği en komple hücumcu. ama adamın aklı bi karış havada. resmen ulan hepiniz jose ye tapıyonuz ama bakın ben sallamıyorum ayaklarında. manchester yine kazandı. klasik olarak.

neyse bana en çok koyan roma arsenal maçı oldu. ah be tottim bee. ps da bile sana olan hayranlığımdan hep romayı aldım. totti vurursa gol olur dedim tv başında roma naçlarında sonra sen vururdun gol olurdu. iyi de başlamıştık maça juan ne oynıcam lan dedi sonra hay koyim dedi girdi attı çıktı. ama olmadı bi gol daha gelmedi. çoluk çocuk oynayan arsenal turladı.




uyuz oluyorum ingilizlere. kop tribünü hariç ne de olsa hep anlatılan efsaneyi istanbul da ki finalde gördük. adamlar harbi efsane bildiğin fener tribünü aslında yenilsende yensende diyolar. hatta bizim 3-0 4-3 lük mucizelerimiz daha fazla..:) ama artık CL finalinde ingiliz görmek istemiyorum. ya da olsun bayern man.united rövanş falan olur hikayesi olur. yoksa futbol endüstriyelleşir bizde alırız babayı. çünkü biz tribün ateşini severiz. çünkü biz bayrak atkı mesale yi severiz. mottomuz da budur. ve futbol italya da oynanır. no al calcio moderno .

6 Mart 2009 Cuma

lost

efendim sezon un sekizinci bölümüne geldik. şimdiye kadar kafayı çizdiğimiz yetmedi üstünden bi tur daha geçiyoruz. lost başlayalı beş sene oldu ama heyecanı hala geçmiyor bi süre daha geçecek gibi görünmüyor. beşinci sezona kadar gizemlerin bi kısmı çözüldükçe daha geniş yeni kısımlar eklendi. biraz geri saralım filmi(kelime oyunu yapma).

beni en çok geren sezon ilk ikiydi. neyle karşılaşacağımız belli değil başımıza ne geleceğini bilmiyoruz. şöyle bir durum da mevcut. hiç izlemeyen bi arkadaşınız abi bi losttur gidiyor nedir bu dizinin olayı dediğinde ki bana dedi vereceğiniz cevap hacı şimdi bi uçak var adaya düşüyor... bi düşünce balonu oluyo orda kalıyosunuz ulan nerden başlasam acaba. şimdi jack var doktor. kate var buna yardım diyo bide sawyer var john locke walt boone shannon michael jin sun derken ulan karakterleri anlatmim konuya geçim diyosun. şimdi ada var bildiğin ada. ama işte elektromanyetizma var ada da. çok güçlü zamanı oynatıyo olm yerinden bildiğin gibi değil. iki ayrı güç diğerleri var bi de şirket güçten faydalanmaya çalışan falan diye giriyosun bi daha da toparlayamıyosun konuyu. oda izlemeden sıkılıyor haliyle.

izleyen içinse çok anlamlı hale geliyor. her bölümde puzzle yapan çocuk gibi parçayı koyuyoruz yerine evreka evreka diye bağırıyoruz sonra biri van minüt koçum bi dur bi soluklan diyo apışıp kalıyoruz orda.

şimdi sezon sezon analiz yapacak değilim ama komple ele aldığımda kafamı kurcalayan bi iki şey kaldı onlarıda çözersem bana yeter. yok kara duman falan merak etmiyorum o takılsın öyle. birincisi zaman kavramına takmış durumdayım. sezon beş bölüm sekizde sawyer e eleman sizi denizaltıyla tahitiye paket ediyoruz diyor. e peki gittiler oraya normal zamanda bunların çocukluğu geçmiyor mu o sıralar. yıl 1974. iki tane sawyer olmuyo mu aynı anda dünya da. hatta juliet sawyer e ben gideceğim daraldım a.q dediğinde sawyer de ona git de kuzum senin bıraktıklarına daa var o zamanda değiliz hele bi soluklan gideriz diyor. gerçi sonradan görüyoruz ki sawyer in amacı kuzuyu çevirmekmiş.

locke un ölmesi sonra ada da kanlı canlı gelmesi ise beni daha önce ölen karakterlerin de ilerleyen dönemlerde dönebileceği ve bir yeşilçam finali seyredebilceğimize inandırmaya başladı. bu arada parlamalar arasında dev ayak heykelinin tastamam halini de görmüş olduk devasa bir şey. bu heykelin amacı nedir be anaacım? yoksa mu teorisin ortaya atanların haklılık payı var mı?

teoriler derken hakkında onlarca teori okuduğum losta şu an en yakını filadelfiya oldu. dinler arası diyalog çerçevesinde benjamin aaron jakop teorisi de iiydi ama 4.sezon finalinden sonra bi daha göremedik bişi kou hakkında. jakop olayı hala muamma.

ha ben demişken ayrı bi paragraf açmak lazım. kardeşim sen nasıl bir insansın. her istediğini herkese yaptırıyorsun her boku da biliyorsun ama kimseye fazlasını anlatmıyorsun. derdin nedir.adadan kazancın ne? locke u intihardan alıyorsun sonra kendin boğup intihar süsü veriyorsun. hayır adam da öyle bi telepatik güç var ki dizi de ki en sevdiğim adam sawyer olmasına rağmen facebook da gittik bu adamın hayranı olduk.

jack zaten küçk emrah. liderlik yönü de var her an ağlayacak hali de. flashbacklerinden gördüğümüz kadarı ile hep sorunlu. ha bide asya gezisi var bunu dövdüler falan aslında oraya da takıldım biraz. niye vurdular lan buna?

jacke e sorunlu dedik ama adaya düşen normal adam yok ki. hepsi zırdeli. hurley hariç o harbi deli. bildiğin. arkadaşı da attı kendini zaten uçuruma. ama onun dave le olan muhabbetleri bana fight club brad/edvard muhabbetlerini hatırlattı. inceden bi gönderme var gibiydi. "hastayız hepimiz hugo"

bu lost işi kasar düşün düşün kafayı yiyosun. ama en güzeli koyusyosun dvd yi 10 bölüm izle reklamsız.:)) kafayı çiz üstüne bi nargile iç.

3 Mart 2009 Salı

where is my mind?

nereye gidiyoruz birader ya.
yalnız ve güzel ülkemde seçim olayı her zaman ki gibi abandı gitti. nedense seçim günü yaklaştıkça hepsi insanlık sınırından çıkmaya emniyet şeridine girmeye başladı bunların. bunlar diye üçüncğ şahıs diye söylüyorum yanımda olsalar o cins kadınlar gibi işaret parmağımın ucuyla dokunurdum heralde.

şimdi bu tayyeep efendi almış gitmiş metrobüs açmaya. yalakanın biri de açmış pankartı:"son osmanlı padişahı bıdı bdı bdı" ulan sana ne? sen nerde yaşıyorsun? burası TÜRKİYE CUMHURİYETİ şimdiefendime söylim bu tayyeep ne alaka padişah oldu. ulan sen o pankartı yapan ananı da al git. adama bak ya. ne cesaret. o başbakan olacak şahıs da hiç sesini çıkarmadan Atatürkçülere giydiriyor.

tayyeepler alemi diye bir şey var bunlarda en azılı hayvanları.

1 Mart 2009 Pazar

şubat ertesi

koskoca şubat geldi geçti bi yazı ekleyemedik. yalnız ve güzel ülkemde neler oldu bitti , kimler geldi geçti lan?

bi kere acaip dolu baraj kapasiteleri istanbul kahve muhabbetlerinin yüz güldüreni oldu. İstanbul seçim yarışı son hız devam etmekte. kılıçdaroğlu topbaş'a muhallebi çocuğu kıvamında yaklaşırken topbaş'da boş durmadı. dili sürçen! kılıçdaroğlu'na ağustos da gelsin zaten bayram koltuğu bırakıcam diyerek ayarı verdi. başkent de de durum karıştı. gökçek vs. karayalçın derken mehepe adayı fena ortaya çıktı. mansur yavaş da iddaalı gelmekte. tayyip & baykal ikilisi de terazi ölçüsünü kaçırdığı için yer vermemek en güzeli.

futbolda akılalmaz gelişmeler olmakta. :) gassaray futbol takımı önce tanerden dört kocaeliden beş yiyerek dumur oldu. ertesinde skiibe türkiye şartlarında normal olarak gönderildi. yerine büyük kaptan bülent geldi ve film tadında bi maçla bordo elendi. kivılın "hagi" ruhuyla kargo ya verdiği top, ekşi s
özlük de bir yazarın belirttiği üzere uzay gol olarak tarihteki yerini alırken maçı dizi fonunda sağ üst ekrandan takip eden benim gibiler 3-1 den 3-3 yazısını görünce ne olduğunu anlayamadılar. itiraf ediyorum 4-3 olduğunu görünce penaltılara gitti zannettim.:) bunun akabinde bülent paşa, sabri ise kahraman olarak kamuoyunun bir gol atanın kölesi olurum repliğini tekrarladılar. beşiktaş, belediyeyi tarihinde ilk defa yenerek şeytanın bacağını kırdı, denizli ise beşiktaş taki görevini tamamlamış sayıldı. zira bu takımı şampiyon yaparsa kendisi artık gözümüzde ergenekon bir numarasından daha mühim bir yere gelecektir. fenerbahçe sivas ı dörtlerken maç enteresan bi şekilde kaç kovala tarzında gelişti. 110 kadıköy beşiktaş otobüsüne capitol ün önünden bindiğimde köprü üzerinde önce 1-0 sonra 1-1 oldu. beşiktaşta inip sahilden ortaköy ü geçerken 2-2 olduğunu öğrendim aşiyandan hisarı dönerken de 3-2 olmuştu. emirganda inip nargilemi söylerken 4-2 oldu. boğaz tadında maç oldu yani. ama uğur boral ın maç sonrası verdiği demeç maçı özetleyen bana da islam babamızı hatırlatan sözlerdi : "fenerbahçe yle dalga geçemezsin , geçersen böyle 4 ü yiyip evine dönersin."

ve son olarak trabzon'
umuzun kolbastısı yurdu etkisi altına aldı. beyaz show derken okan disko kralında kolbastıya ayırdı programı. süper bir dans ve müziktir. üniversite yıllarında oynamışlığımız üst düzeydedir. ahh ahh dedirtti bize kolbastı dansı. :)

en son olarak da ibo yıldız tilbe atışmasında yıldız tilbeye bir kez daha hayran oldum canlı yayın terkedilecekse böyle terkedilmeli. kendisine en derin sevgilerimi iletiyorum. bir aslan miyav dedi minik yıldız kükredi formatında ki yarışmamız burada sona erdi sanırım.

ve en en son olarak bir oskar daha geçti end oscar goz tu milyoner bred aldı babayı.

futbol asla sadece futbol değildir.

futbol asla sadece futbol değildir.