
Trevanian çok enteresan bir yazar. Nerde olduğunu ne yediğni içtiğini kimse bilmez(miş). Kitaplarını yazıp köşesine çekilen bir tip. Bazı kitlelerce onun hayali bir yazar olduğunu 3-5 insanın bir araya gelip hadi hepimiz edebiyatımızı , bilgimizi konuşturalım adınıda Trevanian koyalım dediği rivayet olunan kült şahsiyet.
Diğer kitapları hakkında yorum yapamayacağım çünkü okumadım. Ama şibumi elinize aldığınız an hele de kitap alırken önce bi arkasına bakalım kim ne deniş ne menem bişeymiş bu diyosanız benim gibi kendiniz yazar kasanın önünde bulabileceğiniz bi statüde. Kahramanımız Hel ne idüğü belirsiz bir insan evladı. Her dili biliyor. Go oynuyor. Aslında Go oynuyor gençliğinde. Çünkü bizim asıl hikaye ye girdiğimiz yıllar da öyle bi dusturu yok. Oyundan öte hayatının bir parçası olmuş Go. Go ya değinmişken bu oyuna sakın sarmayın kafayı yiyebilirsiniz. Kendimden biliyorum. Ergin şahsiyetiyle bi dönem abi tavla sıktı bende satranç dan zerre anlamam diyerek yeşilçam da oynamaya çalışmışlığımız var. Çalışmışlığımız diyorum çünkü oyunu elinize aldığınız da mörfi kanunları sizi bekliyor. Bir numara kazanan kazanır kaybeden kaybeder diyerek sitend ap ayarı vermekte. Ve daha sonra tarihçesini okuduğunuz da aslına binlerce yıldır oynanan bu oyunun asıl gaibinin henüz olmadığı yönünde beyanatlar var. Hel de bu anlamda oyunu hayatına uyarlamış. Bask bölgesinde bi şato almış , onarmış birde eğitimli japon hatunla şato da gününü gün etmekte. Kendini emekli etmiş durumda. Derken günlerden bi gün vefa borçlusu olduğu bi elemanın yeğeni buna sığınkış yardım istemiş gözü dönmüş , Münih olayını yapan lardan hesap sorma peşinde gelir buna. Bu da geri çeviremez. Ve olaylar silsilesi başlar. Kitabı tamamen aktaracak değilim. Yorumlamak istediğim konu Trevanian ın kurgusu. Bir kitap dan çok senaryo gibi ilerlemekte. Güçsüzün yanında olan bir kahraman çok güçlü bir örgüte karşı. Ama aldığımız hava çok güçlü olmasının yanında aptal da olduğunu belirtmekte. Ve kahramanımızın bilgi kaynağı güve de ki bilgiler bende olsa bende yaparım ki lan ne var dedirtmekte. Ve Hel de aynısını uygulamakta.
Kitap da en çok beğendiğim bölüm ise volvo tekmeleme olayı. Okuduktan sonra çıkıp ilk volvo ya tekmelemek isteyebilirsiniz. Tam bir sosyalist göndermesi. Hatta o kdadr sıklıkla yapılıyor ki Hel şatosunda köyüne indiğinde çocuğun biri gelip sopalıyor güzelim volvoyu.
Sonuç olarak ara ara boşluklara düşsede bir solukta okudum. Kafam da şimdiye kadar izlediğim holivud filmlerini de baz alarak filminide çektim. Edinin , okuyun.
